Ben Hancıyım, Sen Yolcu; Maske Takanlar Düşünsün !
Anlatamadım kendimi kimselere hiç.

Hakan Temur
- 05399460052Yutkundum hep..
Tutuldu dilim;
birikti içimde.
Yoruldum.
Taşıyamaz oldum...!!
Ben hiç karşımdakilere de anlatamadım kendilerini.
Ne ayıplarını, ne kötülüklerini. Sırf kırılmasınlar, üzülmesinler diye....
Bakın etrafınıza. Kim bu insanlar?
Tanımakta çok uğraştınız ama beyhude.
Veya hep tanıdığınızı sandınız, ettiniz iddia.
Oysa profesyonel aktörler, aktrisler.
Riya allığı yüzlerinde.33 belki 333 diyen silikon dudaklar.
Adam sandınız belki delikanlı...
Hanımefendi sandınız; Meleklere benziyorlar değil mi?
Yanıldınız...!!!
Dost, arkadaş, yar, yaren ; hısım akraba, şu bu…
Göğsünüzde yatırdınız dostu. Koştunuz her müşküle davet edilmezseniz de. Verdiniz, sırdaş oldunuz, siper oldunuz, can oldunuz değil mi? Arkadaştır,Yardır. Yarendir Dosttur Hepsi lügatler da kalan, oysa...!
Yeter be kestiğiniz, kestiğimiz roller. Haydi, eller yukarı.
Artık maskeler aşağıya...!!!!!!!!!!
Oldukça çetrefilli, uzun, kişilerin değer yargılarına göre anlam bulan;
tartışması çok uzun şeyler şu maske olayları.
Nedeni, niçini, davranış biçim ve şekilleri her olaya göre özel olarak irdelenebilecek ucu açık konular elbette.
Maksadım;
Onlarca maskeliye, maskeli davranış hilelerine dikkat çekmek,
hiçte şahsımla alakalı olarak ele almadığım;
ancak şahsi izlenimleri, tesbitleri; müşahedelerimi derç ederek
dikkati bu konuya çekebilmektir...
Etrafında maskelileri göremeyen veya kendilerinin maske takmadıklarını öne sürenleri tenzih ediyorum....
Tekrar söylüyorum tenzih ediyorum....
Hz. Mevlana: ''Her ne olursan ol. Ya olduğun gibi görün.
Ya da göründüğün gibi ol..!''
derken;
ne güzel telkin, nasihat, öngörü ve tembihte bulunmuştur değil mi?
Şimdiler de vitrinlere konulmuş satışa hazır onca maskeleri işaret etmiş olsa gerek. Bir işyeri açıp; sadece maske ticareti yapsanız çok büyük bir ciro yakalanır aslında...
Hangimiz kullanmıyoruz ki...???
Ama az ama çok. Olduğumuz gibi görünmek veya göründüğümüz gibi olmak kaç kişilerin hasleti, düşününüz...
Oysa; bakın ne diyor Hz. Mevlana insanlık alemine;
''Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel..
İster kâfir, ateşe tapan, putperest ol ,yine gel, bizim
bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir..''
''Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel...''
Seslenmiş yıllar öncesi. Her ne olursak olalım;
bu kadar hoşgörü ve kucak açma, kabule rağmen;
neden bu maskelere rağbet, masraf ve rol kesmeler...???
Ya bak dinle ne halt olursan ol yerin var ya..!
Tüm çıplaklığınla neysen o olarak çıksana meydana...
Şu 29 harf yok mu?
Üret istediğin kelimeyi ne güzel.
İster iki harfi getir, ister üç harfi yan yana.
Üret kelimeni. Kimi iki harflik kimi de üç harflik kelimelere köle.
Varsa yoksa o...!
Bir gün anlarız pervane olunan o kelimelerden başka şeyler de olduğunu.
Ama geçmiştir..;
''Sür eşeğini başka yerlere...''
Ya sen aracı, iş bitiren.....!!!!
Gelmişler dizi dizi hastası olan, iş arayan, derdi olan.
Hepsine Olur. Ne demek Ne olan var ne biten.
Atılmıştır çöp kutusuna sigara kutularına yazılan.
Gitti beklentiler, yıkıldı umutlar.
Ya demesen öyle de; çıkarsan maskeni öyle davransan?
Yemesen ya adamın umudu olan ekmeğini...!!
Hep taka tuka, yalan dolan; gönül almaca, maske takmaca..!!
Bir şeylerin fazla olması iyidir elbette...
Hani derler ya....!
''fazla mal göz çıkarmaz..'' diye...
Ama yani bunu ikiyüzlü olmaya uyarlamak abes değil mi ya?
Ha doğrudur.
Haklısınız
Öyle ya bir onu kullanır bir diğerini takarsınız.
Ama nereye kadar?
Bak şimdi fırtına var..
Kep uçacak kel görünecek.
İpler gevşedi veya ip kesilecek....
Düşecek maskeler......... ! ! !
Hey sen şık beyefendi..!!
Dün böyle değil, hırpani idiniz.
Hayrola bu ne şıklık böyle?
Takım elbise, kravat, ayakkabılar pırıl pırıl.
Ara sıra böyle giydiğinizi hatırlarım hep...
Nereye böyle???
Anlaşıldı taktınız maskeyi, düzeltiniz façayı.
Belli ki birinden borç isteyecek veya dolandıracaksın değil mi?
Hay gözünü sevdiğimin maskesi.
Sen nelere kadirsin...!!
Çok şey var yazılacak ta......!
Uzatmaya da pek gerek yok aslında.
Nasılsa bu hikayeler hepimize tanıdık aşina...
Bakın etrafınıza ne kadar süslü dili.
Bal akıyor dudaklardan.
Belki de kan ağlarken içi.
Gülüyor yüzü…
Taklit yapan profesyoneller.
Onlara yetişmeye çalışan amatörler.
Palyoçalar...
Dalkavuk...
Yalakalar...
Şakşakçılar....
Yalandan asıp kesenler...
Hayt huyt açılın ben geliyorum diyenler.
Yüzüne sensin bir tanesin deyip arkandan paçanı sündürüp çamur atan
''..........ŞEREFSİZLER......''
yüzüne gelince sus pus olanlar.
Ya daha neler neler...!
Say say bitmez profiller..
Maskeliler...!
Sevmek zor bir zanaattır. Menfaatsiz, çıkarsız, beklentisiz; saygı ve sevgi.
İşte mesele burada.
Bunlar insanın fıtratında var.
İşimiz zor....
Bitmez maskeliler...
Şarta bağlı sevgiler yerine her şeye rağmen sevmeyi yaşar ve yaşatabilirsek inanın her şey daha güzele gidecektir....
Artık buyurun;
Maskesiz yaşamaya.
Ne isek öyle olmak o kadar zor mu..???
Belki daha az sever, seviliriz...
Belki getirisi az olur ama olsun be yeter ki dürüst, yalansız,
riyasız kurulsun bu ilişkiler ve yaşamak denilen sanat...!!
Haydi, Onlarca Maskeliler...!
Siz, Biz, Onlar. Eller Yukarı...!!
.................''MASKELER AŞAĞIYA''............!!!!!!!!!!!!!!!
TARSUS BASIN MENSUPLARI
DERNEK BAŞKANI
Hakan TEMUR